19 Mayıs, kurtuluş mücadelemizin başladığı gündür. Diğer bir değişle umudun, hayallerin ve geleceğin başladığı tarihtir. Bu yüzdendir ki, Atatürk tarafından gençlere armağan edilmiştir. The Sanat, hazırladığı proje ile bize geleceğin kapılarını açan “cumhuriyetin ilk gençleri”ni gündeme getiriyor.

19 Mayıs için, 19 sanatçı, cumhuriyetin yetiştirdiği 19 genci çizdi. Birçoğu alanında ilk olan bu gençler, birçok bilim ve sanat dalının kurulmasını ve günümüze ulaşmasını sağladı. Diğer bir değişle, bugün hayatımızı idame ettirdiğimiz birçok mesleğin altında onların emeği var. The Sanat, “Şu Çılgın Gençler” projesiyle, o günün şartlarında, imkansızı başaran tüm gençlerimize saygı duruşunda bulunuyor.

Yaratıcı Yönetmen: Ali Ömür Ulusoy

Sanat Yönetmeni: Nesli Meriç Sanioğlu

 

EKREM AKURGAL

Eser: Rıza Türker

Cumhuriyetimizin yetiştirdiği ilk arkeologlarındandır. Arkeolojiye Atatürk’ün tavsiyesi ile başlamıştır. Türkiye’nin en köklü üniversitelerinden Ankara Üniversitesi’nde Arkeoloji bölümünü kurmuş ve burada “Hocaların Hocası” olarak binlerce öğrencinin ve yüzlerce akademisyenin yetişmesini sağlamıştır. Sadece Türkiye’nin değil, tüm dünyanın en önemli arkeologlarındandır ve ordinaryüs sıfatına sahip son profesörlerimizdendir.

CAHİT ARF

Eser: Murat Kara

Cumhuriyetimizin yetiştirdiği, dünyanın gelmiş geçmiş en iyi matematikçilerindendir. Özellikle cebir konusundaki çalışmalarıyla ün kazanmıştır. Dünya bilim literatüründe ise “Arf Değişmezi” ve “Arf Halkları” gibi adıyla anılan çalışmaların yanı sıra, “Hasse Arf Teoremi”ni de bilime kazandırmıştır. Hocaların Hocası olan Ordinaryüs Profesör Cahit Arf, Amerika ve Avrupa başta olmak üzere birçok ülkeden teklif almasına rağmen, Türkiye’de olmayı ve burada ölmeyi seçmiştir.

SEMİHA BERKSOY

Eser: Gülşen Arslan Akça

İlk kadın opera sanatçımızdır. Dar-ül Bedâi’de (İstanbul Şehir Tiyatrosu) çalışmaya başlar ve kısa sürede Türk operetlerinin primadonnası olur. Ankara Devlet Konservatuarının açtığı sınavı kazanarak burslu olarak Berlin’e Devlet Yüksek Müzik Akademisi Opera Bölümü’ne okumaya gönderilir. Hiç Almanca bilmeyen sanatçı, sesi ve azmiyle okulu birincilikle bitirir. Avrupa’da, opera sahnesine çıkan ilk Türk Sopranosu olur.

Ardından 1934 yılında Atatürk’ün emriyle ilk Türk operası “Özsoy”da başrol oynar. Sanatçı Atatürk ile tanışmasını ise şöyle anlatır: 1934 yılında ilk Türk operası olan Özsoy’u prova ettiğimiz bir gün Atatürk’ün gelip provayı izleyeceği haberini verdiler. Gazi geldi ve locasından provayı seyretti. Hepimiz heyecanlıydık. Oyun bitince “bravo” diye bağırdı. Gece Çankaya Köşkü’ne davet etti beni. Ben 24 yaşında heyecandan korkuyor ve tir tir titriyordum. Köşke gittiğimizde Gazi, bana hangi okulda okuduğumu sorup şarkılarımı okumamı istedi. Ben de Madam Butterfly Operası’ndan bir arya okumak istediğimi belirttim. Hemen emir verdi, piyanoyu ve ses alma cihazını açtırdı. Sesimi plağa çektiler.”

MUAZZEZ İLMİYE ÇIĞ

Eser: Murat Gürdal Akkoç 

Cumhuriyetin yetiştirdiği dünyanın en önemli Sümerologlarındandır. Sümer, Akad ve Hitit dillerinde yazılmış on binlerce tableti temizleyip, sınıflandırıp numaralandırmıştır. Toplam Yetmiş dört bin tabletten oluşan çivi yazılı belgeler arşivini oluşturmuştur. Uluslararası sayısız bilim ödülünün sahibi olan İlmiye Çığ,  hala hayatta olan ve hep genç kalan Cumhuriyet değerlerimizdendir.

CEMAL REŞİT REY

Eser: Merve Atılgan

Cumhuriyetin ilk kuşak bestecilerindendir. Çoğunluk onu “Lüküs Hayat” ve “Onuncu Yıl Marşı” gibi bestelerinden tanıyor olsa da aslında o çok daha fazlasını başarmış bir sanatçı. Yurtdışında olup ününe ün katmak yerine, Türkiye’de kalarak bir toplumun müzik kültürünü geliştirmeyi seçmiştir. İstanbul Şehir Orkestrasının ilk adımları onun sayesinde atılmıştır. Türk müziğinde, çoksesliliğin de babası olarak kabul edilir. Türk halk motiflerini, batı ezgileriyle birleştirmiştir. Ayrıca Filarmoni derneğini kurarak, birçok uluslararası müzisyeni ülkemize getirtmiştir. Ve bununla da kalmayıp Türk müziğini, şefliğini yaptığı konserlerle dünyaya tanıtmıştır.

REFET ANGIN

Eser: Kürşat Çetiner

Cumhuriyetin ilk kadın tarih öğretmenlerindendir. Mustafa Kemal Atatürk ile yolları birçok kez kesişen Refet Angın, birinci karşılaşması olan ilk okul yıllarında, Atatürk’ün “Büyüyünce ne olacaksın çocuk?” sözüne, “Öğretmen” diye cevap verir. İkinci karşılaşmalarında ise Öğretmen Okulu öğrencisidir ve Atatürk’e “Bakın sözümü tuttum Paşam. Öğretmen olacağım işte” dediğinde, Atatürk ona, ne öğretmeni olmak istediğini sorar. “Matematik” cevabını alınca “Hayır tarih öğretmeni olacaksın. Çünkü nesillere tarihlerini öğretmek en önemli vazifedir” der. Atatürk’ün bu sözü üzerine Refet Angın, tarih öğretmeni olmaya karar verir. Ve hayatının sonuna kadar bu mesleğe sadık kalır.

AFİFE JALE

Eser: Hakan Arslan

Sahneye çıkan ilk Müslüman kadın oyuncumuzdur. 1923 yılında Türkiye’de Cumhuriyet’in ilan edilmesinden  sonra, yeni rejim, kadınlarının sahneye çıkması önündeki yasal engeller kaldırmış, hatta kadınların sahneye çıkmasına destek olmuştur.

SABİRE AYDEMİR

Eser: Zeynep Zeze 

Cumhuriyetin yetiştirdiği ilk kadın veterineridir. Tıp fakültesine gidip doktor olmayı planlarken, o sene ilk olarak veteriner fakültesine kız öğrencilerin alınacağını öğrenir ve hayvanlara olan sevgisi nedeniyle veteriner hekimliği tercih etmiştir. Gönüllü olarak Anadolu’ya tayinini istedikten sonra, görev yaptığı enstitüsünden Bakteriyoloji uzmanı olarak emekli olmuştur.

SEMİHA ES

Eser: Şahin Buyruk

Cumhuriyetin yetiştirdiği ilk kadın savaş muhabiri ve fotoğrafçımızdır. Gazeteci olarak görev yaptığı Kore’deki günlerini şu şekilde anlatıyor:Haftanın beş gününü Kore’de bulunan cephelerde geçirirdik. Hafta sonlarındaysa askeri uçakla Tokyo’ya giderdik. Bütün hafta kadın gazetecilere ayrılan barakalarda yatardım. Tahta ranzalarda, soyunamadan kıvrılır, uyumaya çalışırdım. Cephede bir bölgeden ötekine giderken, içleri bomba yüklü kamyonlarda, sandıkların üzerinde otururduk.”

BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU

Eser: Ayhan Öztürk 

Daha çok resimleriyle bilinse de Cumhuriyetin yetiştirdiği ilk disiplinlerarası sanatçılardandır. Yazma, gravür, seramik, heykel, vitray, mozaik, hat, serigrafi, litografi gibi birçok formlarda eserler üreten sanatçı, geleneksel süsleme ve halk el sanatlarından seçtiği motifleri yapıtlarında Batı’nın teknikleriyle birleştirerek kullanmıştır. Cumhuriyet devrinin ilk yurtdışı sergisi olan Türk Resim ve Heykel Sergisi´ne üç resim ile katıldı. Bedri Rahmi, asistan olarak akademik hayatına başladığı günlerden beri öğretmenlik görevini çok önemsemiş, usta-çırak ilişkisinin önemine inanmıştı. Bu düşünceyle 1947 yılında, genç sanatçılardan oluşan “10´lar Grubu”nun kurulmasına da öncülük etmiştir.

REMZİYE HİSAR

Eser: Esin Karabenli

Cumhuriyetin yetiştirdiği ilk kadın kimyagerimizdir. Atatürk’ün, “Sizi bir kıvılcım olarak gönderiyorum, volkan olup dönünüz!” diyerek eğitim almak için yurtdışına gönderdiği gençlerden biridir. Sorbonne’da Madam Curie gibi bir dehanın öğrencisi olur ve ülkesine başarılı bir kimyager olarak “volkan gibi” döner. İstanbul Üniversitesi’nde uzun süre hocalık yapar ve binlerce öğrenci yetiştirir. Yıllar sonra, 1956’da Fransa Hükümeti tarafından “Officer de l’Academie” nişanına layık görülür.

SAİT FAİK ABASIYANIK

Eser: Emre Karacan 

Cumhuriyetimizin yetiştirdiği ve özellikle öykü sanatımızı derinden etkileyen yazarımızdır. Çağdaş hikâyeciliğe yaptığı katkılarla Türk edebiyatında bir dönüm noktası sayılır. Getirdiği yeniliklerle “kökü kendisinde olan” bir yazar olarak kabul edilir. Klasik öykü tekniğini yıkarak doğayı ve insanları basit, samimi, hem iyi hem kötü taraflarıyla oldukları gibi, fakat şiirsel ve usta bir dille anlattı. Bunu yaparken çoğu yazarın aksine, Batı’daki gelişmelere bağlı kalmadı ve kendi tarzını yarattı. Ve kendinde sonra gelen bir çok yazarı etkileyerek, kendi üslubumuzun oluşmasına ön ayak oldu.

SAFİYE AYLA

Eser: Şengül Altınok

Cumhuriyet’in yetiştirdiği en önemli seslerdendir. Müziğe küçük yaşta piyano çalarak başlar, Türk musikisini yorumlama gücüyle fark edildi. Çile Bülbülüm, Yanık Ömer, Bekledim de Gelmedin, gibi kült şarkılara imza attı. Eserleri ölçüye uyarak, iyi bir diksiyonla, düzgün, aynı zamanda da coşkun, çekici bir tavırla okurdu. Sesindeki pürüzsüz akış en tiz perdelerde bile kaybolmazdı. 1932’de ise Atatürk’ün huzurunda ilk kez şarkı söyledi ve kendisinin en beğendiği seslerden biri oldu.

AFET İNAN

Eser: Nesli Melis Moralı

Cumhuriyet’in ilk tarih profesörlerindendir. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde ilk Türk Devrim Tarihi Kürsüsü’nü kurmuştur. Türk medeniyeti ve devrim tarihine ait 50 kadar kitabı ile çok sayıda makalesi bulunur. Kadın hakları üzerinde çalışmaya ilgi duyan Afet Hanım, Atatürk’ün isteği üzerine 3 Nisan 1930’da kadınların seçim haklarına ilişkin bir konferans vermiş ve etkili olmuştur.

SABİHA GÖKÇEN

Eser: Naz Tansel

İlk kadın savaş pilotumuz olan Sabiha Gökçen, aynı zamanda Atatürk’ün manevi kızıdır. Sıkı bir eğitim ve uzun bir deneyimin ardından, Türk Hava Kurumu, Türkkuşu’na “Başöğretmen” tayin edilmiş ve 1955’e kadar bu görevini başarıyla sürdürmüştür. 1996’da ise havacılık kariyerinin en büyük ödülünü alır. Onur konuğu olarak katıldığı Maxwell Hava Üssü’nde ki törende “Dünya Tarihine adını yazdıran 20 Havacıdan biri” seçilmiştir. Gökçen, bu ödüle layık görülen ilk ve tek kadın havacıdır.

KERİMAN HALİS

Eser: Seda Mit

Piyanist, model ve Türkiye’nin ilk dünya güzelidir. Önce “Türkiye Güzellik Kraliçesi Yarışması”nda birinci seçilen Keriman Halis, daha sonra, 1932’de Belçika’da yapılan ve yirmi sekiz ülkenin katıldığı, dönemin en prestijli yarışması, “Dünya Güzellik Yarışması”nda birinci olarak “Dünya Güzellik Kraliçesi” seçilmiştir. Resmî olarak Kâinat Güzeli ve Zarafet Güzeli unvanları ile de adlandırılmaktadır.

SÜREYYA AĞAOĞLU

Eser: Aykut Aydoğdu

İlk kadın avukatımızdır. Kadın kimliği ile hem öğrenciyken hem de ilk iş deneyiminde birçok sorunla karşılaştı. Bu yüzden bir “kadın hakları savunucusu” oldu ve bu alanda ciddi çalışmalar yaptı. Aynı zamanda, çocuklara da düşkün olan Ağaoğlu, Amerika’da sokak çocuklarının özel muhtaçlar yurdunda barındırıldığını görür. İstanbul’a gelince “Ben de böyle bir barınma yurdu yaptırmalıyım” kararı alır ve bugün hala işlemekte olan Süreyya Ağaoğlu Çocuk Dostları Derneği kurar.

SABİHA BENGÜTAŞ

Eser: Ethem Onur Bilgiç

İlk kadın heykeltıraşımızdır. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, resim bölümüne girdi fakat burada bir yıl okuduktan sonra bölüm değiştirerek, heykel bölümündeki 3 erkek öğrenci arasına ilk kız öğrenci olarak katıldı. Atatürk’ten İnönü’ye, Hasan Ali Yücel’den Ahmet Haşim’e birçok önemli ismin heykelini yaptı. Çankaya Köşkü’nden Mudanya’ya değin eserleri varlığını sürdürmektedir.

ORHAN VELİ KANIK

Eser: Şahan Noyan

Cumhuriyetin yetiştirdiği ve tüm edebiyat dünyasını derinden etkilemiş en önemli şairlerimizdendir. Gerek sanatındaki gerekse yaşamındaki sadeliği, onu “Bir Garip Orhan Veli” yapmıştır.  Türk şiirindeki eski yapıyı temelinden değiştirmeyi amaçlayarak sokaktaki adamın söyleyişini şiir diline taşıdı. Dolayısıyla şiiri de sokağa taşıdı. Şiir sanatının geniş kitlelerle buluşturulmasına ön ayak oldu. Şair, otuz altı yıllık yaşamına şiirlerinin yanı sıra hikâye, deneme, makale ve çeviri alanında birçok eser sığdırdı.