Şizofreni hastalığı, medyada sadece üçüncü sayfa haberi olarak yer bulabilir kendisine. “Eli baltalı caniler, annesini öldüren musibetler” sıradan manşetler arasında yer alır. İşe toplumsal açıdan baktığımızda ise hastalıktan ziyade, hastanın kendisinden korkulur ve hastalık yerine de hastaya düşman olunur. İşin gerçeği ise farklıdır. Lanse edilen olayların ciddi bir çoğunluğu rivayet ve abartıdan ibarettir. Sebebi ise her zamanki gibi, doğru bilinen yanlışlar…

The Sanat, “Dünya Şizofreni ile Mücadele Günü” kapsamında, şizofreni hakkında doğru bilinen yanlışları “Şizofrenik Gerçekler” adıyla 9 maddede topladı. Yaratıcı yönetmenliğini Ali Ömür Ulusoy’un yaptığı projenin, sanat yönetmenliğini Nesli Meriç Sanioğlu, çizimlerini ise illüstrasyon sanatçısı Çağlar Çalışlar üstleniyor.

1.Şizofreni hastalarının toplum için tehlikeli olduğu düşünülür. Oysa toplum, şizofreni hastaları için daha tehlikelidir.

2.Dünyadaki cinayetlerin tamamına yakını “akıllılar” tarafından işlenir. Bir “deli” tarafından öldürülme olasılığınız sadece 14 milyonda birdir
3.Birçok insan, şizofreninin tedavisi olmadığına inanır. Oysa şizofreni tedavi edilebilir bir hastalıktır.

4.Bir şizofrenin yeniden topluma kazandırılmasının önündeki en önemli engel, toplumun kendisidir. (Önyargılar, dışlama, damgalama vs)

5.Şizofrenlerin saçma sapan konuşan insanlar olduğu düşünülür. Oysa onlardan öğrenebileceğimiz çok şey vardır. Nobel ödüllü matematikçi John Nash, bunun en güzel örneğidir.

6.Şizofreni hastalarının hiçbir işe yaramayan insanlar olduğu düşünülür. Oysa durum tam tersidir ve büyük çoğunluğu çok üretken insanlardır. Önemli olan üretebilecekleri ortam yaratmaktır. İstihdam en büyük sorundur.

7.Birçoğu sanatçı olmak için doğmuş insanlardır. Sürrealizmin öncülerinden ve modern tiyatronun kurucularından Antonin Artaud, yüksek sıçrama gücüyle baleye yeni bir soluk getiren Vaslav Nijinski ve sıradışı işleriyle resmi yeniden tanımlayan Louis Wain akla gelen ilk isimler.

8.İnsanlar, şizofreni hastaları ile aşk yaşamaktan kaçınır. Onların bir aşk hayatı olmadığına inanır. Aslında bir bakıma doğrudur bu. Çünkü aşk, çoğunlukla onların hayatının parçası değil, kendisidir.

9.Hepsinden öte, şizofreni size çok uzak bir hastalık gibi görünebilir. Ama bir gün, kendinizi akıl hastanesinde, ağır ilaçlar alırken de bulabilirsiniz. Umarız o gün, toplumla yüzleşmek zorunda kalmazsınız.